23 Aralık 2012 Pazar

Kurdelenin Gücü Adına

Selam geçen hafta bugün sizlere kendin yap projelerinin en değerli hazinesi kurdeleyi tanıtmıştım.Şimdiden birikim yapmaya başladınız mı ? Yeni yıl hediyelerinizi kendi yaptığınız fiyonklar ile süslemek bir başka güzel olacaktır o yüzden kurdeleler çöpe değil çekmeceye marş marş...

Ve  sıra bende ... Bakalım ben sakladığım kurdeleler ile  neler  yaptım . Aşağıda gördüğünüz gibi hepsini kendime göre süslüyorum. Sonra nereye uygun görürsem ; saçıma bant olarak takıyorum, uzun dökümlü bir üst ya da elbise giydiysem belime kemer yapıyorum bazende gömleklere fular yapıp boynuma bağlıyorum kısaca çok yönlü kullanımları var .


Bu da bileklik olarak kullandığım bir model. Düz siyah kurdelenin üzerine yine aynı kurdeleden fiyonk yaptım ve ortasına kuru kafa diktim sonuç herkesin aaaa nerden aldın diye sorduğu sizinde zevkle kendim yaptım dediğiniz bir eser. Üstelik yapımı sadece 5 dakika sürüyor.




16 Aralık 2012 Pazar

Kendin Yap Projeleri Üretebilmenin İncelikleri -1


Son birkaç yıldır yurt dışında ve ülkemizde popülerliğini giderek artıran “Do It Yourself” yani “Kendin Yap” için öncelikle o, toplayıcı ruhu harekete geçirmek lazım. Tabi bunun için biraz çöpçü ve çingene olmanız lazım.



Şöyle ki yeniden tasarlanabilecek, bir işlemin parçası olabilecek şeyleri saklamayı öğrenebilmeli ve bunu da çevrenize aşılıyabilmesinizArkadaş, konu komşu, akraba artık herkimse bir şeyi atmadan önce hmm bu bilmem kimin işine yarar ona vermeyelim demeli. Bu durumu bir örnek ile anlatalım. Mesela bizim iş yerine hemen hemen her gün hediye, çikolata, çiçek gelir ve bunların hepsi itina ile paketlenmiş ve kurdelelenmemiş olur. İş yerindeki herkes bilir ki o kurdeleler Ezgi’ye yani bendenize gider. Ben yerimde olmasam bile masama bırakılır.
Neden çünkü arkadaşlarıma milyon defa kurdeleleri atmayın diye tembihledim.   Ve kendin yap projelerinde birikim yapılacak en güzel şeylerin başında kurdele gelir.

Kurdelenin güzel bir malzeme olduğunu anlatan yabancı sitelerden alınan birkaç örneği sizinle paylaşıyorum.


Bu siteyi takibe almanızı öneririm hemen çok güzel şeyler yapıyor hemde güzel bir esin kaynağı. İşte kurdele  ile bu tatlı saç tokalarından yapabilirsiniz. 


Ya da belinizi saracak bu kemere ne dersiniz ?


Ve ayakkabıları renklendirmek için bir fikir

Şimdilik başkalarının kurdele ile neler yaptığına baktık ama bu hafta içinde benim kurdele ile neler yaptığımı göreceğiz. 


Tak Tak Ben Geldim




Çok uzun zaman oldu yazmayalı. Medya sektöründe çalışmanın verdiği bitmek tükenmek bilmeyen yoğunluktan, tasarımcıların hazırlıkları, zaman darlıkları derken, İzmirli tasarımcıların hikayelerini anlatmak üzere  yola çıktığım blogumda keskin bir viraj alıp içerik değişikliğine gidiyorum. Bundan böyle sürekli hayatımda olan bir şeyi " Kendin Yap Projelerini" sizinle paylaşacağım. Eminim bu konuda daha başarılı olacağım. En azından hayatımda ilk defa başlayıp ta bitirebildiğim projeler bunlar. Genel anlamda maymun iştahlı olduğum için sonu gelmeden çöpü boylayan projeler ve kurslar  oldu. Neden ise kendin yap projelerinden tam tersi bir kişilik gösteriyorum.

Uzun lafın kısası izleyin ve yaptıkları , esinlendiklerimi görün  :)

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Yeliz Cengiz


Daha ilkokula giderken öğretmeni onun içindeki tasarımcı ışığını görüp boynuna mezurayı astı. Okul temsilinde arkadaşları mühendis, doktor ya da öğretmen olurken o terzi oluverdi. O gün öğretmenine bu seçiminden dolayı kızsa da, Yeliz Cengiz'in yıllar sonra yapacağı mesleğinin ilk adımı o okul gösterisinde atıldı.

Ortaokulda okurken  yaz tatillerinde oyalanmak için yaptığı takılar ilk tasarımları oldu. Boş zamanlarını değerlendirmek adına yaptığı aksesuarlar Çeşme’de bir butikte satılınca Yeliz bu işin eğitimini almaya, sektöre güçlü bir isim olarak girmeye karar verdi.


Okulda dikiş dersleri başladı.Yeliz, beli büzgülü etek yapmayı öğrendi. İşte o gün arkadaşı ile birlikte kurduğu “Rokoko Design ” markası da nefes almaya başladı.
                          
Rokoko Design; özgünlük arayanların adresi haline geldi, etekler kapışıldı. Kazanılan ilk  para, iki arkadaşın boynuna kolye oldu.  
                         
4 yıllık akademik eğitim Yeliz’i her yönden tatmin etti. Tasarımlarını oluşturuyor, satıyor,  namı yavaş yavaş sektörde yayılıyordu. Bunun ilk göstergesi If Wedding Fashion Fuarı. Yeliz Cengiz’in sergilediği tasarımlar dünyaca ünlü modaevlerinden tam not aldı. Birçok firma onun ile çalışabilmek için teklifte bulundu. Ancak o İzmir'inden vazgeçmedi burada kaldı ve kendi markasını kurdu.

Danteller, tozlu renkler, yaşanmışlık hissi veren kıyafetler... "Yeliz Cengiz" markasını tutku ile hayata geçiren tasarımcı,  sanki kıyafet değil sizden bir parça yaratıyor.

                              
Herşeyin tekdüzeleştiği, fabrikasyon hale geldiği günümüzde farklı ve özel olmak
isteyenler için el emeği, göz nuru ile ürünlerini tasarlayan Yeliz Cengiz’in koleksiyonu için tık tık






7 Ağustos 2012 Salı

Moondesign / Sinem Ay

Memur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişseniz eğer; yetiştirilme şartlarından ötürü girişimci faaliyetlere pek sıcak bakmaz, tıpkı aileniz gibi devlet kapısında bir iş bulmayı hedeflersiniz çoğu zaman. Belki azdır ama paranız garantidir, geleceğinizi planlayabilir, hergün “işimi kaybedecek miyim” korkusu yaşamazsınız. İşte bu yüzden; memur ailelerin çocukları için girişimcilik içte kalan bir ukdedir genelde.

Sinem Ay ise bu kısırdöngüyü bozanlardan. O ailesinin istediği gibi devlet memuru değil, tam bir girişimci oldu. Hem de daha 18’inde.

Her şey İstanbul’daki o lüks mağazanın vitrininde gördüğü terlikle başladı. Sinem terliği çok beğendi ancak üzerindeki etiket terliğe ulaşmakta büyük ve geçerli bir engeldi. Terlik alınmadı ama Sinem mesleğini o vitrine bakarken buldu.

Malzemeler alındı, eve gelindi ve 1 saat içinde mağazadaki terlik Sinem’i ayağındaydı. Kısa sürede ortaya çıkan tasarım, yakın çevreden büyük ilgi gördü. 


Elde kalan malzemelerle başka terlikler yapıldı, pazarın yolu tutuldu. Bostanlı pazarı Sinem’in ticarete atıldığı ilk yer oldu. Umduğundan daha iyi satış yapan Sinem, anında satış ve sıcak parayı sevdi. Pazar zamanla yetmemeye başladı, iş büyütülmeliydi. İzmir'de dükkân açıldı.

Sinem İstanbul'dan her hafta yeni tasarım terlikler gönderiyordu. Skala genişledi babet, şapka ve çantalar da mağazadaki yerlerini aldı.

                              

Ancak mağazayı İstanbul’dan idare etmek Sinem için zorlaşmaya başladı ve devreye bu kez sanal mağazalar gidi. Aralarında Markafoni, Trendyol, Vip Dükkân gibi ünlü alışveriş sitelerinin bulunduğu sanal mağazalarda tasarımlar görücüye çıktı


Bir günde alınan 1500 adetlik sipariş, doğru adımlar ile ilerlenildiğinin göstergesi oldu. Kaliteyi ve özgünlüğü ön planda tutan Sinem, cesaretiyle memur aileye yeni bir soluk getirdi. Girişimciliğe karşı çıkan anne ve baba kızlarıyla gurur duymaya başladı. Sinem Ay "Moondesign" ismiyle (as tasarım) farklı olmayı sevenlerin vazgeçemediği bir marka haline geldi.


Sinem’in hikayesini yerinde dinlemek, ondan güç almak ya da tasarladığı muhteşem ürünlerden almak için Çeşme Alaçatı Pazarı’na gitmeniz yeterli.

                        

29 Temmuz 2012 Pazar

L.L.C / Lucky Lee Clothing



İlk oyuncağı;  eline verilen kumaş oldu. Oyalansın diye verilen o kumaş parçaları, yıllar sonra Menekşe İncioğulları’nın mesleği, hatta tutkusu oldu.



Evin üç hanımı;  anneanne, anne ve abla terziydiler. Haliyle Menekşe’nin bu meslek ile tanışması çok zaman almadı. Dikişlerden artan kumaşlar, onun hayal dünyasını yansıttığı kâğıtlarıydı. Genç kız, evin üç ustabaşısından fırsat kaldıkça bir şeyler tasarlıyor, dikmeye çalışıyordu.



Bu çabayı ilk keşfeden anne oldu. Kızının dikişe olan isteğini fark eden anne, o günden bugüne Menekşe’nin en büyük destekçisi. Menekşe lise yıllarında hedefinden şaşsa da, annesinin ona karşı inancı ile yeniden ayağa kalkar; hem de bu sefer, kendinden daha emin bir şekilde.
2008 yılında annesi ile birlikte gelinlik tasarımı üzerine dükkân açtılar. Usta çırak ilişkisinde Menekşe annesinden çok şey öğrendi. Kendini geliştirdi artık yuvadan kanatlanıp uçma zamanı …


Farklı birşeyler yapmak istiyordu, en iyi tasarımın ihtiyaç duyulduğu anlarda ortaya çıktığını düşünüp, ilk olarak kendi ihtiyaçlarını ele aldı.












Pinp-up kızları rock roll… Evet Menekşe’nin gönlünde yatan 1950’lerdi. Zaten koluna yaptırdığı pinp up kızı da, bu yıllara duyduğu özlemin, en büyük göstergesiydi.




Rockabilly akımı tasarımların çıkış noktası. Yıllardır hayran hayran baktığı o pinp up kızlarının kıyafetleri, rock roll sanatçılarının kabarık etekleri, elbiseleri, Menekşe’nin tasarım yolculuğunun şaheserleri oldu. Kâğıdın kalemin başına oturdu, çizgiler tasarıma, tasarım kıyafetlere dönüştü.




Kelimeler sizi yanıltmasın bir çırpıda okuduğunuz bu serüvenin, zorlukları da oldu. Menekşe denenmemişi denemek, özgür ruhlara özgür tasarımlar hazırlamak için yola çıkmıştı. Kıyafetlere hayat veririken istediği kumaşı bulmak,  arzu ettiği aksesuarlara ulaşmak kolay olmadı.

Materyal temini için ilk olarak yurtdışındaki tedarikçilerin kapısını çaldı ama astarı yüzünden pahalıya geldi. Kendi tedarikçilerini yarattı. Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde, o çok sevdiği creepers ayakkabıları yaptırdı. Kumaşlarını dokutturdu ve aksesuarlar bizzat onun elinden çıkmaya başladı.

Menekşe rüyasını gerçeğe dönüştürmüştü. Markasının kurdu. Lucky Lee Clothing sanal dünyanın rock'n rolll yıldızı oldu.



Menekşe geldiği noktada başarısının haklı gururunu yaşıyor. Şimdi hedefi; markasını yurtdışına taşımak.


Menekşe'nin tasarımlarını ve markasını merak edenler için tık